top of page

Aşık Olunası Adam Jim Morrison

James Douglas Morrison The Doors grubunun solisti Pamela Courson ‘ın biricik aşkı ve tam bir kitap kurduydu. Jim Morrison’ı tanımak ve çözmek oldukça zor. Bu da onu bir çok kadın için aşık olunacak adam örneği yapıyor. Zeki , gizemli ve seksi! O kendisini bir keresinde şu şekilde tanımladı: ” Kendimi kocaman yanan bir göktaşı gibi görüyorum, bir kuyruklu yıldız. Herkes durur beni işaret eder ve ” Şuna bakın!” der . Sonra pof diye gözden kaybolurum. Onlar hayatlarında böyle bir şeyi asla göremeyecekler ve beni unutamayacaklar… Asla !” Hakkını vermek gerekir. Onun gibisi gelmedi unutulmadı ve Jim kocaman bir ilham kaynağına dönüştü. Jim Morrison beni en çok etkileyen insandır şüphesiz. Radyo programımın ve internet sitemin isminde ilham kaynaklarımdan biri. Dünyada bir çok üniveriste öğrencisi bitirme tezlerini Jim Morrison üzerine yaptı. Ömür Gedik ülkemizdeki örneklerinden biri. Ayrıca Jim üniversitede sinema eğtimi aldı. Deneysel filmleri vardır. Üniveristeyi bırakmak üzereyken Vietnam savaşının çıkmasıyla, savaşa gitmemek için okuluna devam edip mezun oldu.


Not To Touch The Earth parçasının sonunda “Ben kertenkele kralım! Herşeyi yapabilirim!” demesi ona Kertenkele Kral lakabını kazandırmıştır. Bunu demesinin sebebi kertenkeleler ekosistemden çıksa hayatta hiç bir değişikliğin olmayacağına dair bir bilgi okumuş olması. Yani Morrison’a göre kertenkeleler bir işlevi olmayan canlılar. Bu da onlara herşeyi yapabilme özgürlüğü veriyor. Hiç bir zaman şarkıcı veya müzisyen olarak anılmak istememişti aslında onun tek istediği şair olmaktı. En azından şair kişiliğinin müzikten öte olmasını. Şiirlerinden bazılarını stüdyoda kaydetti ve sahnede de okudu.


Jim-Morrison-Reading-His-Favorite-Book

Sahnede yaptığı şeyler şiir okumak ve şarkı söylemekle sınırlı kalsaydı keşke ! Uçmuş halde seyircilere karşı mastürbasyon yaptığı için sahnede tutuklanan ilk ünlü olarak tarihe geçti. Dediğim gibi ” herşeyi yapabilme özgürlüğü”…

Şiir kayıtlarına geri dönersek benim en sevdiğim kaydı A Feast of Friends. O şiirdeki ölüm betimlemesini çok severim. Ölümünden sonra şiirlerin arkasına müzik eklenmiştir.

“Ölümün garip bir zamanda gelmesi ne kadar soluk ahlaksız ve ürkünçtür bilir misin? Haber vermeden ve hiç planlamadan… Yatağına aldığın ürkütücü aşırı arkadaş canlısı bir misafir gibi. Ölüm hepimizden melekler yaratır ve omuzlarımızın olduğu yere bir kuzgunun pençeleri kadar narin kanatlar verir.”


Yazdığı şiirleri eleştirmenlerin kötü yorumladıklarını duyan Jim ” Anlamamışlardır.” diyerek eleştirilere kısa ve öz bir şekilde cevap vermiştir. Yazmak kadar okumak da Jim Morrison için tutkuydu ve The Doors grubunun ismini Aldous Huxley ‘nin “Algı Kapıları” adlı kitabından esinlenerek koydu. Sevdiği kitapların listesini yapmak neredeyse imkansız çünkü kitap ayırdetmeksizin okurmuş. Şaman kültüründen çok etkilenmiş. Beat kuşağı şairlerini aratmayan şiirleri vardır. Onları da çok okurdu zaten .Ergenlik döneminde okuduğu Jack Kerouac’ın ” Yolda ” adlı kitabı çoğu insanın hayatında olduğu gibi onun da hayatında önemli bir yer edindi.. Dış görünüşüne çok önem vermezdi ilk çıkacakları televizyon şovu öncesi saçlarını nasıl yapmak istediğini soran kuaföre “Bilmem siz bilirsiniz. Ben yıkamamayı tercih ediyorum.” dediğine dair rivayetler vardır. Hayatının ve The Doors grubunun son dönemlerinde alkol nedeniyle kilo aldı ve sakal uzattı.


Jim Morrison rock müzik dinlemezdi genelde Jazz ve klasik müzik dinliyordu. Ona Led Zeppelin hakkında ne düşündüğü sorulduğunda öyle bir grubu hiç duymadığını söylemiş. Duysaydı eminim severdi. Frank Sinatra ve Elvis Presley sevdiği sanatçılardandı. The Doors grubunun şarkılarının Jazz versiyonları da mevcut. Ben Queen of the Highway parçasının jazz versiyonunu çok severim. Bir hayat kadınına yazılabilecek en güzel şarkı bence.


Özel hayatı tabii ki seks , uyuşturucu ve rock n’ roll üzerine kuruluydu ama hayatının büyük bir kısmını kızıl saçlı güzeller güzeli Pam ile geçirdi. Resmi olarak evlenmediler ancak Pam her yerde Pamela Morrison olarak anıldı. Araya başkaları da girmedi değil. 1970 yılında Patricia Kennealy ile bir Pagan nikahı kıydılar. Seramoninin en önemli kısımlarından biri de birbirlerinin kanlarını içtikleri kısımdı . Bu bölüm gerçekleştikten kısa süre sonra Jim bayıldı. Patricia bir gün telefonda Jim’e hamile olduğunu söyledi ancak Jim baba olmak istemedi ve bebeği aldırmasını rica etti. Araya Patricia girse de ölene dek Jim ve Pam birlikte oldular. Love Street parçasını ve bir çok parçayı Pam ‘e yazdı. Pam de ilişkileri boyunca onun şiirlerini toparlayıp bir düzene soktu. Jim ve Pam birbirlerini çok sevdi. İlginç bir ilişkileri vardı. Jim Paris’te bir otelin küvetinde ölmek üzereyken ona bakmaya gelen Pam’i duymuş ve son sözleri “Pam orda mısın?” olmuştur. Jim tüm mal varlığını Pam’e bıraktı. Pam , Jim’in ölümünden 3 yıl kadar sonra öldü. Oliver Stone’un yönettiği 1991 yapımı The Doors filminde, Jim’in Pam’e ” Beni ne kadar seviyorsun ? Cevap ver!  Benim için ölür müydün?” diye sorması garip bir şekilde hoşuma gider. Ne kadar doğru bilemeyiz. Ancak şarkı sözlerinde de geçiyor bu soru.Kesin demiştir Jim. Ne de olsa uçlarda yaşayan biri. Aşkı da en uçta olmalı…


Jim alkol ve uyuşturucuyu bolca kullandı ancak bu kötü alışkanlıkları ilhama çevirerek yapabileceği en güzel işleri yaptı. 27 sene yaşadı . Çocuk gibiydi ve aynı zamanda olgun bir adam gibiydi. Bu dünyaya gönderilmiş biriydi. Uyuşturucu ve alkolden arınmak için Pam’le birlikte Paris’e gittiklerinde Doors’dan ayrılmış , kendini iyice salmıştı. Ölümü her yıldız gibi gibi bir muamma . Bir rivayete göre Pam kendisine bir miktar uyuşturucu almıştı ve Jim de onu yalnız bırakmamak için kullanmıştı. Sonucunda yüksek dozdan öldü . Pam cesedi uyuşturucu izi kalmasın ve dedikodu çıkmasın diye 3 gün bekletti.Polis kayıtlarına geçense Jim Morrison’ın kalp krizi geçirdiği.


the-doors-e28093-original-henry-diltz-photograph-the-doors-in-1969

Neyse ne ! Jim hayatı okuduklarıyla sentezleyerek o kadar güzel yorumlamış ki, sahip olduğu bilgi birikimi ve bizimle paylaştıkları onu bir şekilde hayatta tutmaya yeter. Mezarı Paris’te bir abideye dönüşmüş durumda. Fırsatım olursa gidip orada şarap içmek istiyorum.  Aşık olunacak adam , deliliğin tanımı , 27’ler kulübünün başkanı Jim Morrison! Senin için dileyebileceğim en güzel şey sevdiğin yazarlarla uzun sohbetler ediyor olman.

Not: Bu yazıyı Aktüel Mecmua’nın Ağustos sayısı için yazdım. Ancak uygunsuz içerik yüzünden yayınlanamadı. Daha yumuşak bir içerik bulabilirsem bu ay yine Aktüel Mecmua’dayım.

Ayşegül

Recent Posts

See All

Comments


bottom of page