“Bir şey sorabilir miyim?”
- Ayşegül Palamutcu
- Jul 14, 2017
- 2 min read
Evet bu! Sosyal medyada, özelllikle erkeklerden, en çok aldığım soru bu!
Bir kaç defa acaba ne soracaklar diye cevap verdim. Bir şey sormadılar. Yani bence ne soracaklarını onlar da bilmiyor. Çevremdeki arkadaşlarıma da sordum onlara genelde tanışmak için mesaj atıyorlarmış. Bana sürekli bir şey sormak istiyorlar ama daha çözemedik ne soracaklar. Sonuç olarak zaten genelde tanımadıklarım veya takip etmediklerim, diğer kutusuna düştüğü için görmüyorum. Ama geçen gün baktım ne çoklar. Direkt soruyu yazsanız… Ne dersiniz?
Havaların yüksek ısısından dolayı iletişim becerilerim körelmiş durumda. Arkadaşlarımla dışarı çıktığımda çok tepki vermiyormuşum. Kafam mı duruyor ne? AVM’lerde buluşmayı hiç sevmiyorum ama dün akşam saat onda bile otuz derecenin üzerindeydi hava sıcaklığı. İzmir zaten küçük sürekli Agora’ya gitmek de sıkıyor bir süre sonra. Mağaza gezerken geçen sefer almadığınız o elbiseyi yine aynı yerinde üzgün, mağrur, boynu bükük bir şekilde görmek beni cok üzüyor.
Bu sanırım yayımlamadan yazdığım beşinci yazım. Belki bunu yayınlarım. Yazmak icin yaşamak gerekiyor. Elimde olanlara baktığımda yetmiş günlük bir SPA üyeliği ve aylarca sürecek olan bir diksiyon eğitimi var. Ekran önünde iş yapmak istediğim için diksiyon ve spikerlik kursuna yazıldım. Kursta bir anda harika insanlarla tanıştım. En küçüğü ondört olmakla beraber her yaş grubundan insan var. Hep birlikte düzgün konusmaya çalışıyoruz.

Küçükken insanlarlar hep ne kadar düzgün konuştuğumu söyledi. Ta ki ortaokula kadar. Ortaokuldaki arkadaşlarım benim “-yor ” ekini kullanışıma takmış durumdardı. (Aynı zamanda sivilce kaplıydı. Yo hayır, tel takmıyordum.) Ben de bu duruma üzülüp sondaki “r” leri yutmaya başladım. Her zamanki gibi toplumumuzda doğru bir davranış daha cezasız kalmadı. “R” ler gitti ve ben de herkes gibi konuşan bir insan haline geldim. Üniversitede diksiyon dersi alırken ve şu aralar, diksiyon hocalarımız bu “-yor” ların haber okurken telaffuzuna dikkat etmemizi söyledi. Sizden ricam her “boku” eleştirmemeniz. Belki siz yanlış biliyorsunuzdur. Olamaz mı?
Şimdi de SPA dan bahsedeyim biraz. Herkes elli yaş üstü. Evvvet, bahsedeceklerim bu kadar!
Bazen yurt dışındaki ” meet up ” organizasyonlarının burada da yapılmasını istiyorum. Bir işiniz yoksa üniversite bittikten sonra yeni insan ve aktivite kıtlığına giriyorsunuz. Çünkü arkadaşlarınız şehir dışında, yurtdışında, evli, çocuklu, nişanlı ve hali hazirda işe girmiş olabiliyor. Bunların hiç birini yapmıyorsanız ve üstüne bir de akşam yürüyüşlerine çıktığınız anneniz sizi bir başına, kimsesiz, öksüz bırakıp arkadaşıyla tatile gittiyse durum sıkıcı olabiliyor. Fazla trajikleştirmiş olabilirim. Kabul ediyorum. Yani şunu demek istiyorum: Yeni insanlar tanımaya hepimizin ihtiyaci var! Ama Turkiye’ de bunu yaparlarsa muhtemelen ortam evlilik programına döner. Aktiviteler için de biraz para harcamak gerekiyor.
Kendimle ilgili keşfettiğim ilginç bir nokta da tek başıma o kadar iyi vakit geçiriyorum ki, bir arkadaşımla buluştuktan sonra toplarlanmam için bir süre tek başıma vakit geçirip, sevdiğim şeyleri yapmam gerekiyor. Bunlar da genelde müzik eşliğinde kitap okumak, bira içip dizi izlemek ve eğer gerçekten tek başıma romantizim yaşıyorsam bir paket çikolatayı bitirmek oluyor. Bir paket çikolatayı PMS döneminde de bitiriyorum ama tabii bu pek romantik değil. Kişisel alan çok önemli! Biriyle birlikte yaşayanları tebrik etmek lazım.
Biraz dağınık bir yazı oldu ama bugün de içimden böyle geldi. Okuyan herkese teşekkür ederim. Bazen yazılarımı okuyan veya instagramda paylaştıklarımı takip eden insanlarla karşılaşıyorum, sohbet ediyoruz ve çok mutlu oluyorum. Teşekkür ederim:)
A.


Comments