top of page

Iron Maiden İstanbul 2013 Konseri ve Grup Üyeleriyle Tanışma

  Herkese merhaba ! Bir konser ve tanışma yazısıyla daha sizlerleyim. Bu sefer ki hedef dünyaca ünlü metal grubu Iron Maiden ‘dı !

Adrian Smith ve Steve Harris İle Tanışma

Görsel

İzmir’den İstanbul’a gelir gelmez arkadaşım Kerem ile buluşup bulundukları otele girip katları dolaşmaya başladık.


Görsel

Otele gireli yarım saat bile olmamıştı ki koridorda tenis raketleriyle yanımızdan sarışın bir adam geçti. Kerem’le birbirimize baktık. Kerem dönüp “Mr. Smith !“ diye bağırdı. Ben şaşkınlıktan adamı tanımamıştım bile. Adrian Smith dönüp “Karıştırıyorsunuz ben değilim!” dedi. Biz ısrar edip elimizi uzatınca durumu kabullenip imzalanıcak bişeyimiz olup olmadığını sordu. Ben konser biletlerimi uzattım. Kerem de yanında getirdiği 84’te yapılan World Slavery turnesinin orjinal programı ve ‘85 basımı Running Free (live) Single’ı imzalattı. İkimizin de adını sordu . Adrian Smith Kerem’in getirdiği koleksiyon parçalarıdan World Slavery turnesinin kitapçığını çok beğendi ve nereden aldığını sordu.


Görsel

Daha sonra fotoğraf çekilmemize izin verdi. Bize gerçekten iyi davrandı. Mr. Smith daha sonra tenis kortuna inip oteldeki misafirlerle tenis oynadı. Malesef bulunduğu takım yenildi.


Görsel

Otel koridorlarında dolaşmaktan sıkılıp bahçe tarafına inmeye karar verdik. İçimizden bir ses havuz tarafına yürümemizi söyledi. Bir baktık ki karşıdan Steve Harris geliyor! Arkasından seslendik. Bir süre duymazdan geldiler ancak sonra Steve Harris durup “ Koşuşturmak beni terletiyor hadi yapalım şu işi ! Kaleminiz var mı ?” dedi. Biz panik halinde kalemlerimizi çıkardık. Yanındaki sorumlu kişi sürekli zamanları olamadığından şikayet ediyordu. İmzaları attıktan sonra Steve’e bakakaldık.  

Görsel

İnsan her zaman Iron Maiden’ın kurucusunu karşısında görmüyor… Görevli bizi uyarıp “Eh hadi ne bakıyorsunuz? Fotoğraf makinanız var mı?” diye sordu.Fotoğraf çekildik.Steve isteksiz gözükse de bizi şaşırtıp fotoğrafta gülümsedi.  Bu sırada Janick Gers de oradaydı ancak havaya bakıyordu sonra yerle ilgilenmeye başladı . Sanki ünlü değilmiş gibi davrandı. Biz de fotoğraf ve imza vermek istemediğini düşünüp rahatsız etmedik. Teşekkür edip otelden çıktık.


Görsel

Biz otelden çıktıktan sonra otelin çatı katında bütün grupların bulunduğu bir yemek verildi. Yemekte alt gruplar Voodoo Six  ve Anthrax ‘ın bütün elemanları bulunuyordu. Iron Maiden da tam kadro ordaydı ancak edindiğimiz bilgiye göre Bruce Dickinson gruba katılmadı. Bruce’un ailesiyle geldiğine dair kesin olmayan bilgiler edindim. Otel personelinin grup hakkındaki düşünceleri çok olumluydu. Elemanların çok kibar ve mütevazi olduğunu , bizim sanatçılarımızın da keşke bu kadar egolarından arınmış olmalarını  dilediklerini söylediler. Anthrax Ritz Carlton otelde kaldı ancak onları ziyaret etmedik.


Görsel

Konserler

Voodoo Six ve Anthrax dinlediğim gruplar değil ancak performansları o kadar güzeldi ki çok eğlendim. Anthrax’ın  konser sonunda AC/DC ‘den TNT çalması bütün kalabalığı coşturdu. Hep bir ağızdan TNT söyledik. Anthrax’la böyleyse AC/DC gelince neler olur düşünmeden edemiyorum!


Görsel

Iron Maiden sahneye tam zamanında çıktı. Doctor Doctor çalmaya başladığındaki heycanımı anlatamam . Moonchild ile açılışı yaptılar. Bruce Dickinson’ı nihayet görebilmiştim. Sahnede resmen uçtu! Atladı ,zıpladı , el hareketleri bakışlarıyla bütün kalabalığı hipnotize etti konser boyunca. Yaptığı konuşmalar ve parça girişlerinde kalabalıktan tek ses çıkmadı. Pür dikkat dinledik Bruce’u . The Prisoner ‘ın başında geçen konuşmaları kalabalık hep bir ağızdan söyledi. Gencinden , genç kalanına bütün kalabalık şarkılara eşlik etti.  2 Minutes to Midnight çaldıktan sonra Bruce konuşmaya başladı. Konuşmasında terör bahanesiyle iptal edilen konserlerden bahsetti ve en sonunda “Biz kimseden korkmayız !” dedi. Tüm stad o anda “ Heryer Taksim, Heryer Direniş !” diye bağırarak Afraid To Shoot Strangers öncesi  Bruce’un konuşmasını böldü. Phantom of the Opera ‘da Bruce Dickinson üfleyerek alevleri yaktı. “ İstanbul  benim için bağırın ! İstanbul için bağırın !” diyerek kalabalığa seslendi .Konser boyunca bu cümlesini her tekrarlayışında sloganlar yükseldi. Run to The Hills katılımın doruğa ulaştığı parçalardan biriydi. Ancak Seventh of a Seventh Son parçasında bira an ayin yapıyoruz sandım. Bruce Dickinson konuşurken elini kaldırdığında sağdaki meşale yandı daha sonra diğer tarafe yürüyüp soldakini işaret etti , o da yanmaya başladı.Resmen Star Wars da söz edilen gücü kullanarak meşaleleri yaktı. Öyle bir andı ki bütün kalabalıktan çıt çıkmıyordu.


Görsel

Sahne şovu izlemek için bile gidilebilirdi konsere. Her şarkıda sahnenin arkasında bulunan kumaş Eddie çizimleri değişti. Ayrıca sahnedeki heykeller muhteşemdi ! Şarkılar sırasında çıkan alevlerin sıcaklığını saha içi olduğum halde hissettim.Bruce Dickinson şarkılara göre kostüm değiştirdi. Ön sıradaki seyirciler yaptıkları afişi sahneye fırlattı. Bruce Dickinson ,üzerinde Maiden Turkey yazan afişi yerden alıp seyircilere gösterdi daha sonra Nicko’nun baterisinin üstüne astı .Seyirciler olarak çok memnun olduk. Ancak olanlar Fear of the Dark sırasında oldu . Bruce Dickinson ve izleyiciler şarkıyı Fear of the Park olarak değiştirdiler. Daha sonra benim en sevdiğim parça olan Iron Maiden çalmaya başladı çok ama çok eğlendim ! Hep canlı dinlemek istemişimdir sonunda oldu. Bir çocukluk hayalimi daha gerçekleştirmiş oldum.  Iron Maiden’dan sonra sahneyi terkettiler daha sonra bis yapmak üzere geri döndüler. Aces High,  The Evil That Man Do ve son olarak Running Free çalındı . Running Free’den sonra yeniden direniş sloganları atıldı. Iron Maiden selam Verdi uzun bir sure sahnede kalıp pena ve baget dağıttılar.Sahneden en son Nicko indi, el sallayıp içeri girdi. Konser bitmişti. Seyirciler konserin bittiğine inanamadılar tekrar bis yapılması umuduyla “Maiden!” tezahüratları yapıldı. Always Look on the Bright Side of Life çalmaya başladığında konserin bittiğinden emin olduk.


Görsel
  1. Konser alanındaki aktiviteler çok güzeldi. Sponsorlar seyircilerin yaratıcılıklarını kullanmalarına izin verecek aktiviteler düzenlediler. Tişört boyama kalemleriyle tişörtler tasarladık. Ben 2 tane tasarladım daha sonra tişörtlerimi beğenen insanlara da bir şeyler yazdım çizdim. Polaroid fotoğraf makinasıyla şipşak fotoğraflar çekildim . Ayrıca bedava yiyecek ve içecek ikram edildi.


Görsel
  1. Stadın diğer tarafında da katılımcılar rulo yapılabilinen afişler çizebiliyordu.

  2. Tuvaletler gayet temizdi.

  3. Seyircilerin yaş aralığı çok genişti. 50sinde olan da vardı henüz 12-13 yaşında olan da.

Bu siteye üye olabilir ,beni twitterdan takip edebilirsiniz @MsBrownstone. Fotoğraflara bakmak için galeriyi ziyaret etmeyi unutmayın!

Başka bir konserde görüşmek dileğiyle hoşçakalın !

Ayşegül Palamutcu

Recent Posts

See All
Ben Şimdi Ne Yapıyorum?

25 Kasım 2018 Annem… Maalesef hayatta şu yaşımda yüzleşme ihtimalim olan en büyük acıyı yaşıyorum. Bu acı hakkında bir şey yazmam mümkün...

 
 
 

Comments


bottom of page